Blog

DAMAT en zorunu başardı, İtalya’da iki yılda üç kat büyüdü

0

Beş kıtadan 85 ülkeyi İstanbul’da ağırlayan Orka Holding zirveye oynuyor

 

DAMAT en zorunu başardı,

İtalya’da iki yılda üç kat büyüdü

 

Damat, Tween ve D’S Damat markalarıyla dünya moda perakendesinde söz sahibi olan Orka Holding, erkek hazır giyimin anavatanı İtalya’da iki yılda üç kat büyüme başarısı gösterdi. Lüksün tanımını değiştirerek “ulaşılabilir” kılan Orka Holding, Sardinya ve Bolonya’dan sonra mart ayında sanat ve modanın kalbi Floransa ve Roma’da da mağaza açarak yıl sonunda ülkede 40 satış noktasına ulaşacak.

 

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, İtalya’da bu performansı göstermenin Türkiye için de çok önemli olduğuna dikkat çekerek “En zoru başarmış durumdayız. Lojistik, yazılım, mobilya ve dekorasyon gibi pek çok sektöre ve Türkiye’nin tanıtımına güçlü katkıda bulunuyoruz. İstanbul’daki Yurt dışı Bayi Toplantımıza İtalya’dan perakende müşterileri bile geliyor. Hedefimiz; İtalya’da kendi segmentimizde beş yılda ilk beş marka arasına girmek” dedi.

 

 

Damat, Tween ve D’S Damat markaları ile dünya moda perakendesinde söz sahibi Orka Holding, İtalya başta olmak üzere beş kıtadaki pek çok ülkede adından söz ettiren başarılara imza atıyor. Küresel lüks markaların doğduğu modanın kalbi İtalya’da yılda yüzde 100’ün üzerinde büyüme başarısı gösteren grup, dünya markalarıyla yan yana anılıyor, hatta pek çok noktada onları geride bırakıyor. Grup, son olarak mart ayında moda ve sanatın kalbi Floransa’da ve Roma’da birer mağaza açacak, yıl sonunda İtalya’da satış noktası sayısını 40’a çıkaracak.

Başarılarının bir göstergesi niteliği taşıyan geleneksel Yurtdışı Bayi Buluşmasının kapısını dokuzuncu kez açan Orka Holding, beş kıtadan 85 ülkeyi ağırladığı İstanbul’daki organizasyonda basın toplantısı düzenleyerek son gelişmeleri paylaştı. Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısına, Orka Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Halidun Orakçıoğlu ve Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi Osman Arar da katıldı.

 

ABD ve Kanada’da ilk mağazalar geliyor

Aralarında İtalya, ABD, Almanya, Kanada ve Rusya’nın da olduğu dünyanın 85 ülkesinden gelen 180 bayinin 24 Şubat tarihine kadar İstanbul’da ağırlanacağı toplantıda konuşan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Damat, Tween ve D’S Damat olarak kendimizi ‘Üzerinde güneş batmayan marka’ olarak tanımlıyoruz. Markalarımızın Avustralya’dan başlayıp Avrupa’ya, oradan da Amerika kıtasına uzanan etkisi her geçen gün katlanarak büyüyor.

Marka kimliğimizi, enerjimizi dünyanın beş kıtasına taşıyoruz. Sadece ürün ihraç etmiyoruz. Lojistik, yazılım, mobilya, dekorasyon gibi pek çok sektöre ve belki de en önemlisi Türkiye’nin tanıtımına güçlü katkıda bulunuyoruz” dedi.

Bayi toplantısına bu yıl ilk kez ABD, Kanada, Endonezya, Haiti, Paraguay gibi ülkelerin katıldığını da not düşen Orakçıoğlu “ABD’de ilk mağazalarımızı bu yıl Washington DC ve Ohio eyaletinde açacağız. Yine Kanada’da Ottowa’da bu yıl ilk mağazamız açılacak. Balkanlarda ve Rusya’da ise etkinliğimiz giderek artıyor. Mağaza sayıları iki katına çıkıyor. Balkanlar’da 8 olan mağaza bu yıl 15, Rusya’da ise 20 olan sayı 30’a çıkacak. Yine Almanya’da 6 mağazamız yıl sonunda 10’u bulacak. Yakında finans merkezi Frankfurt’ta olacağız” şeklinde konuştu.

 

Öncelikli pazarımız İtalya

Küresel pazarda ışık hızıyla büyümeyi sürdürdüklerini ve bu yıl öncelikli pazarın İtalya olduğunu vurgulayan Orakçıoğlu “Artık sadece dünya moda başkentlerinde ürünlerimiz satılmıyor, aynı zamanda lüks moda markalarıyla yan yana yer alıyor, onlarla birlikte anılıyoruz. Hatta diyebilirim ki pek çok noktada onları geride bıraktık” dedi.

Orakçıoğlu, İtalya’da geldikleri noktayı şu ifadelerle paylaştı: “İtalya’ya 2016 yılının son çeyreğinde giriş yaptık. Dokuz günde aralarında Milano, Parma ve Cenova’nın da olduğu dokuz kentte açtığımız mağazalar başarımızın habercisi oldu. İki yılda üç kat büyüdük. Şu anda ülkede 28 satış noktamız var. Son iki ayda Sardinya ve Bolonya’da mağaza açtık. Mart ayında sanatın ve modanın kalbi Floransa’da ve Roma’da mağamız açılacak. Floransa’nın en prestijli caddesinde yine lüks markalarla yan yanayız. Dünyanın en güçlü erkek giyim mağazalarının olduğu İtalya’da böylesine bir performansı ortaya koymak, sadece Orka Holding için değil Türkiye adına çok önemli. En zoru başarmış durumdayız.”

 

Yurt dışı ve yurt içi mağaza sayısı eşitlenecek

Süleyman Orakçıoğlu, geçen yılı 380 mağaza ile kapattıklarını, bu yıl yurt içi ve yurt dışında mağaza sayılarını eşitleyerek toplamda 420’ye ulaşacaklarını dile getirirken, ciroda 750 milyon TL, ihracatta ise 30 milyon dolar hedeflediklerini belirtti.

Yurt dışında perakende cirolarının 60 milyon dolara ulaştığını kaydeden Süleyman Orakçıoğlu, markalarının yarattığı katma değeri şu sözlerle ortaya koydu: “Türkiye’nin tüm sektörlerde ihracatta kg fiyatı 1 dolar 35 sent, hazır giyimde bu rakam 15-20 dolar seviyelerinde yer alıyor. İtalya’nın hazır giyimde kg fiyatı 45 dolar iken, Orka Holding markalarının kg birim fiyatı ise 80 dolara yükseldi.”

Orka Holding Yönetim Kurulu Eş Başkanı Halidun Orakçıoğlu da e-ticarette son üç yılda yüzde 100’ün üzerinde büyüdüklerine dikkat çekerek “Geçen yıl toplam cironun yüzde 5’i e-ticaretten sağlandı. Bu yıl hedef; cironun yüzde 7’si. E-ticarette yılda 15 mağazanın yaptığı ciroyu yapıyoruz” dedi.

 

Yeni nesil teknolojik ürünlerde bir ilk daha; “yıkanabilir yün takım elbise”

Orka Holding Yönetim Kurulu Üyesi Osman Arar, erkeklerin hayatını kolaylaştıran leke tutmaz, kırışmaz, en hafif ve su itici gibi özelliklere sahip pek çok yenilikçi üründen oluşan koleksiyonlarında daima ilklere imza attıklarını belirtirken, yeni sezonda da geleneği sürdürerek inovatif ürün geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.

Osman Arar “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından akreditasyona sahip Tasarım Merkezimiz, ‘yıka, as, giy’ sloganıyla yepyeni bir ürün geliştirdik. 2019-2020 Sonbahar/Kış sezonunda satışa sunulacak ürünümüz, çamaşır makinesinde yıkanınca deforme olmayan yün takım elbiseden oluşuyor. Türkiye’de bir ilk olan ürünümüzü dünyada sadece birkaç markada görebiliriz. Bu know how ile küresel pazarda bir kez daha iddiamızı ortaya koyuyoruz” dedi.

 

“Yeni lüks”, “eski lüks”ü gölgede bıraktı

Moda perakendesinde artık lüksün tanımının değiştiğini belirten Orka Holding Pazarlama Direktörü Büşra Orakçıoğlu da “Sektörde artık yeni ve eski olmak üzere iki farklı lüks tanımı söz konusu. Eski lüks, sadece kapalı vitrinlerde dar bir segmentte yer alırken, yeni lüks ise segmentini genişletti ve kaliteyi artık herkesin ulaşabileceği bir noktaya taşıdı. Eski lüks, yatırımı sadece markaya yapıp, trendleri dış görünüşe göre kurgularken, yeni lüks müşterilerin bireysel karakter ve kimliğine bizzat dokunuyor, farklılıklara yatırım yaparak ilham kaynağı oluyor. Erkeğin tüm çizgilerini hesaba katıyor, kaliteyi ulaşılabilir fiyatta sunuyor. Tüm dünyada alışveriş merkezleri de artık müşteri sayısını kat kat artıran yeni lüksü sunan markaları tercih ediyor” dedi.

Orka Holding’in djitalleşmede geldiği noktayı da değerlendiren Büşra Orakçıoğlu, şunları söyledi: “Gerek merkez gerekse sahada, yönetimsel ve operasyonel tüm süreçleri dijitalleştiriyoruz. Grup olarak bu konuda son iki yılda 5 milyon TL yatırımımız oldu. Ölçme, değerlendirme ve gelişim aşamaları tamamen dijitale döndü. Müşteri deneyimlerini de djitalleştiriyor, akıllı mağazalara yatırım yapıyoruz. Bu konuda üniversite-sanayi iş birliklerimiz söz konusu. Alışveriş deneyiminde erkeğin hızlı ve doğru ürünle buluşması adına üniversitelerle yapay zeka çalışmalarımız sürüyor. İnovatif ürünler için de İTÜ Teknokent ile iş birliği yapıyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

Türk seramiği 130 ülkeden 91 bin ziyaretçiyle buluştu

0

UNICERA Fuarı’nda ziyaretçi rekoru

Türk seramiği 130 ülkeden 91 bin ziyaretçiyle buluştu

Türkiye’nin en büyük ihtisas fuarı İstanbul-Seramik Banyo Mutfak Fuarı (UNICERA), 100 bin metrekarelik alanda 18 bin 358’i yabancı olmak üzere toplam 91 bin 502 ziyaretçinin yoğun ilgisiyle gerçekleşti.

Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Moldova, Arnavutluk, İsrail, Filistin başta olmak üzere 130 ülkeden fuara katılan sektör profesyonelleri, seramik sektörünün önde gelen bin 200 markasının fuarda sergilediği yeni ürün ve koleksiyonlarına büyük ilgi gösterdi.

Alanında dünyanın ikinci en büyük fuarı İstanbul-Seramik Banyo Mutfak Fuarı (UNICERA), 130 ülkeden 18 bin 358’i yabancı ve 73 bin 144’ü yerli olmak üzere toplam 91 bin 502 ziyaretçinin katılımı ile CNR EXPO Yeşilköy’de gerçekleştirildi. Fuara Türk firmaların yanı sıra, İtalya, İspanya, Almanya, Portekiz, Mısır, Hindistan, Çin, Tayvan, Sırbistan ve İran’dan sektör öncüsü firmalar katılım gösterdi. Seramik sektörünün yanında toplam büyüklüğü 3 milyar doları aşan banyo ve mutfak ürünlerinin de dünya ile buluştuğu UNICERA’da zemin-duvar kaplamaları, seramik işleme teknolojileri, dekorasyon ürünleri, ambalajlama, depolama gibi pek çok ürün grubu bir arada sergilendi.

Yabancı ziyaretçi bolluğu

Fuar, CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık, Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) ve Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TIMDER) iş birliğinde 100 bin metrekare alanda organize edildi. CNR İcra Kurulu Başkanı Ali Bulut, fuara olan yabancı ilgisinden çok memnun olduklarını belirterek şöyle konuştu: “Bu yıl UNICERA fuarı için rekor yılı oldu. Fuarımızın hem ziyaretçi sayısında hem de metrekaresinde ciddi bir artış yaşandı. Her fuarda olduğu gibi UNICERA’da da amacımız ülkemizin ihracatına yapabileceğimiz en büyük desteği sağlamak oldu. Bu doğrultuda yabancı ziyaretçi sayımızı artırmak için var gücümüzle çalıştık ve bu fuarda özellikle yabancı ziyaretçi sayımızda hedeflerimizi aştık. Yabancı ziyaretçisi çok bol olan bir fuar geçirdik.  Fuara katılan sektör öncüsü bin 200 markanın sergilediği yeni ürün ve koleksiyonlara ilgi büyük oldu. Firmaların büyük özenle fuara özel olarak hazırladıkları stantları özellikle yabancı alıcılar hayranlıkla karşıladı.”

 

“UNICERA sayesinde çok sayıda yeni iş birliği kuruldu”

UNICERA’daki en büyük amaçlarının iç pazardaki daralmaları ihracat yoluyla telafi edebilmek olduğunu belirten TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer, “Fuar esnasında katılımcı firmalarla yaptığımız görüşmelerde, yabancı ziyaretçi sayısındaki artıştan duydukları memnuniyeti bizzat dinleme şansımız oldu. Fuar alanına giriş yapan her 4 ziyaretçiden biri yabancıydı. Yabancı ziyaretçi sayısının artması, ihracatı artırarak döviz girdisine olumlu etki etmesinin yanı sıra Türk üreticilerin gücünün daha fazla duyurulmasına da hizmet etmiş oluyor. Nihai duruma baktığımız zaman; UNICERA sayesinde çok sayıda yeni iş birliği kurulduğunu ve bu ticaretin ihracat rakamlarına olumlu yansıyacağını söyleyebiliriz” diye konuştu. Seramik sektöründeki gelişmeye paralel olarak sektörün fuara olan ilgisinin artış gösterdiğini ifade eden TSF Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, “2020 yılında yabancı ziyaretçi sayımızda büyük artış olmasını bekliyoruz. Hedefimiz, UNICERA’nın yüzbinlerce ziyaretçiyi ağırlaması ve dünyanın en büyük seramik ve banyo ürünleri fuarı olmasıdır” dedi.

 

Dünyaca ünlü tasarımcılara yoğun ilgi

Dünyanın en önemli tasarımcıları tarafından 2019’un trendlerinin de belirlendiği fuar kapsamında yapılan seminerlerde İtalya, İspanya, Fas ve Almanya’dan gelen dünyaca ünlü tasarımcılar, deneyimlerini ve yeni trendleri, sektörün öncü firmaları, mimar ve mimar adayları ile paylaştı. Özellikle katılımcıların tasarımcılarla yaptığı ikili görüşmeler, Türk seramik sektörün geleceği için önemli ipuçları verdi. Sektöre, tasarım alanında damgasını vuran Giuseppe Scutellà, Carlo Ciciliot, Paolo D’arrigo, Valentin Garcia, Johan Dück gibi önemli tasarımcılar tarafından verilen seminerlere Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 68 üniversitenin mimar adayı öğrencileri yoğun ilgi gösterdi

 

 

 

 

 

 

“Dünya devleri Türk tekstilini yakından izliyor”

0

UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin Türkiye’nin tekstilde üst ligde yarıştığını söyledi:

“Dünya devleri Türk tekstilini yakından izliyor”

Tekstil sektörü 2019 yılına hızlı başladı. Newyork da düzenlenen Premiere Vision fuarında dünya profesyonellerinin ve alım heyetlerinin ilgi odağı olan tekstil sektörü, bu kez modanın başkenti Paris’te iki fuarda birden ürünlerini sergiledi.

Paris’te düzenlenen Premiere Vision ve Texword fuarlarına Türkiye’den toplam 276 firma katıldı. İhracata dayalı büyüme modelinin önemine değinen ve ekonomik sıkıntılardan kurtulma yolunun daha yüksek katma değerli ihracatta olduğunu belirten UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, 2018 yılında dünyanın pek çok önemli ülkesinde düzenlenen tekstil fuarlarına katılarak dünyanın önde gelen alıcıları ile birebir görüşmelerde bulunduk. 2019 yılına da aynı hızla başladık. Amaç ihracatı ve ihracat gelirini arttırmak” dedi.

“Dış fuarlardaki başarımız ihracat rakamlarına da yansıyacak”

Paris Premiere Vision ve Texworld fuarlarına Türkiye’den katılım rekor düzeye ulaştı. Yoğun bir hazırlık dönemi geçiren tekstil sektörü, Premiere Vision Fuarı’nda 174, Texworld Fuarı’nda ise 101 firma ile yer aldı. Her iki fuarın Türk tekstil sektörü için çok önemli olduğuna dikkat çeken UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Firmalarımız Ar-Ge’ye dayalı, yüksek teknolojili ve nitelikli ürünler ile fuarlarda yerini alıyor. Bir zamanlar bizim hayranlıkla takip ettiğimiz ülkeler şimdi bizi hayranlıkla izliyor. Sektörümüz dönüşümü sağlamayı başardı. Bu ihracat rakamlarına da yansıyor. Örme, dokuma kumaş, teknik tekstilde 200 civarı ülke ve bölgeye ihracat yapıyoruz. Toplam 250 milyar doları bulan Dünya tekstil pazarından aldığımız yüzde 3,5 pay ile Çin, ABD ve Almanya gibi ülkelerin başı çektiği sıralamada 7. tekstil ihracatçısıyız. Ülke olarak 8.5 milyar dolara, UTİB olarak ise 1.3 milyar dolar ihracata ulaştık. En büyük tüketici pazarı olarak öne çıkan AB ülkelerinde ise Çin’in ardından ikinci tedarikçi ülke konumundayız. İhracat birim fiyatımız ise kilogram başına 8 dolar seviyesine çıktı” diye konuştu.

“Üst ligde yarışıyoruz”

Türk tekstil sektöründeki değişimi “sektör olarak üst ligde yarışıyoruz” şeklinde yorumlayan Pınar Taşdelen Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık sadece maliyete dayalı olarak gelişmekte olan ülkeler grubundaki rakiplerimiz ile değil aynı zamanda Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve yüksek teknolojiyle üretim için yatırım bütçeleri çok yüksek olan gelişmiş ülkelerle de rekabet ediyoruz. Avrupa ve Amerika gibi rekabetin çok yoğun olduğu doygun ve yükselen pazarlara da sektörümüz başarıyla ihracat yapıyor. Avrupa’nın en büyük tekstil üreticisi ülkeleri arasında olmayı başardık. Sektörümüz gelecekte de iddialı pozisyonunu koruyacak. Hem tasarım ve moda hem de teknik tekstiller alanında önemli atılımlar yapmaya devam edeceğiz.”

Türk tekstili tasarımları ile modanın başkenti Paris’te fark yarattı

Bu yıl 90. kez düzenlenen Premiere Vision Fuarı’na Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği, 9. kez katıldı. 13-15 Şubat 2019 tarihinde düzenlenen ve Türkiye’den 174 firmanın yer aldığı fuarda, Türk tekstil sektörü, başta Fransız yatırımcılar olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen iş insanlarına tekstil sektörünün global pazardaki güçlü imajını tanıttı. Premiere Vision Fuarı’nda Türk tekstil sektörü, kumaş, aksesuar, deri, hazır giyim ve tasarım ürünleri sergiledi. Fransa’nın bir diğer etkili fuarı olan Texworld Paris Fuarı ise bu yıl 31. kez kapılarını açtı. 11-14 Şubat tarihlerinde düzenlenen fuara UTİB 16 yıldır katılıyor. Bu yıl fuara Türkiye’den katılan 103 firma kumaş, aksesuar, deri, hazır giyim ve tasarım ürünlerini dünya profesyonellerinin beğenisine sundu. Türkiye giyimlik kumaş sektörünü, firmalarını ve Türk tasarımcılarını tanıtan UTİB’in yayını TFF MAGAZINE ise her iki fuarda ziyaretçilere dağıtıldı

 

 

 

 

 

 

Su Ürünleri Kanunu Acilen Değişmeli..

0

48 yıllık kanunun ihtiyaca cevap vermediğini belirten Ahmet Tuncay Sagun :

“Su Ürünleri Kanunu acilen değişmeli”

TİM Sektörler Konseyi Üyesi ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Tuncay Sagun, 1971 yılında yayımlanmış ve halen geçerliliğini sürdüren 1380 sayılı su ürünleri kanununun, sektörün hızla değişen ihtiyaçlarına cevap vermediğini belirterek, “Acilen değişmesi gerekiyor” dedi.

TİM Sektörler Konseyi Üyesi ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Tuncay Sagun, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin su ürünleri üretiminde büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin 2018 yılında 600 bin tonun üzerinde su ürünleri ürettiğini belirtti. Türkiye’nin Avrupa’da su ürünleri üretiminde ilk 3’te yer aldığını hatırlatan Sagun, 100 ülkeye su ürünleri ihracatı yaptıklarına vurgu yaptı.

“Bize biçilen elbise artık çok dar geliyor”

Türkiye’nin mevcut olan potansiyelini daha da ileriye taşımasının mümkün olduğunu belirten Sagun, bunun için öncelikle sektörün gelişmesine destek olan sürdürülebilir ilkeler doğrultusunda hazırlanmış, çevreye duyarlı, günün ihtiyaçlarına cevap veren yeni bir su ürünleri yasasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Sagun, “Mevcut yasa 1971 yılında bu yana 48 yıldır kullanılıyor. Biz hala bu kanunla su ürünlerinin yetiştirilmesini, korunmasını ve denetlemesini düzenlemeye çalışıyoruz. O günden bu yana pek çok şey değişti. Bize biçilen elbise artık çok dar geliyor. Sigortadan kaçak avcılığa, kayıt dışılıktan denetimlere, pazarlamadan teşviklere kadar çok çeşitli sorunlar ile mücadele ediyoruz. Mevcut yasada değişiklikler yapılırsa bugün sektörde yaşanmakta olan sorunların büyük bir kısmı çözüme kavuşacaktır” şeklinde konuştu.

Yasadışı avcılıkla mücadelede daha caydırıcı hükümler yer almalı 

Sagun, mevcut yasada değişiklik yapılması istedikleri maddeleri şu şekilde sıraladı: “Yeni yasada yetiştiriciliğe de devlet desteğinin sağlanmasını, kiralamaların sürekli ve tamamen Tarım ve Orman Bakanlığı’nca yapılmasını, yasadışı avcılıkla mücadelede caydırıcılığa yönelik hükümlerin yer almasını istiyoruz.  Avlanan ya da üretilen su ürünlerinin kayıt altına alınması ve izlenebilirliğine yönelik düzenlemeler gibi konularda yasanın mevcut maddelerinin değiştirilmesi sektör açısından büyük bir önem taşıyor. Öncelikle su ürünleri kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini sağlayacak; sektörün, ihracatçıların, üniversitelerin görüş ve önerileri dikkate alınarak hazırlanmış bir su ürünleri kanunu istiyoruz”.

Tuncay Sagun, su ürünleri sanayicisinin ve ihracatçılarının iştigal alanları ile ilgili konulara da su ürünlerinin özel yapısı nedeniyle diğer kanunlardan bağımsız olarak yer verilmesinin sektör çalışmalarının tek elden yürütülmesi itibarıyla faydalı olacağını ifade etti. Sagun, kanunda su ürünlerinin değerlendirilmesi, işlenmesi, ticareti ve yurt dışında tanıtımının yapılması gibi konulara da yer verilmesi ve bunun tek bir kurumun sorumluluğunda yürütülebilmesine imkân sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

Orkinos avlayan gemiler için de acil bir düzenleme gerekiyor

Orkinos avlayan gemilerin diğer gemilerden ayrı olması gerektiğini ve bu konuda acil hukuki bir düzenleme yapılmasının sektörün ihracatını arttıracağını kaydeden Sagun, “Orkinos avcılığı için yeterli donanıma sahip olmayan birçok tekne orkinos avlanma ruhsatı alıyor ve kota tahsisatı için bakanlığa başvuruyor. Kota almaları halinde ise avlanma yapamayıp, kotasını bir başka firmaya yüksek bir bedel karşılığında satabiliyor. Bu nedenle orkinos avlayan gemilerin diğerlerinden ayrılması konusunda bir düzenlemeye gidilerek, ihracatçının desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca, orkinos avcılığı yapan tekneler başka balıkların avında kullanılmamalı” şeklinde konuştu.

“Sektörün bunu yapacak gücü ve deneyimi var” 

Sagun, “Türk su ürünleri sektörünün daha çok üretim yapmasını, iç ve dış pazarlarda daha fazla yer bulmasını istiyoruz. Bütün bunların sonucunda Türkiye’ye daha fazla döviz getirmek ve daha fazla istihdam sağlamayı arzu ediyoruz.  Sektörün bunu yapacak gücü ve deneyimi var. Daha çağdaş bir su ürünleri yasası bizim bu doğrultuda ilerlememize büyük katkıda bulunacaktır” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Otomotivde 2018 yılının ihracat şampiyonu Ford Otomotiv oldu

0

Otomotivde 2018 yılının ihracat şampiyonları belli oldu

 

Türkiye ihracatının 13 yıldır üst üste lider sektörü olan otomotiv endüstrisinde 2018 senesinin şampiyon firmaları belli oldu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) TİM verilerine dayanarak yapılan açıklamaya göre, geçen yıl toplam 31,6 milyar dolar ihracata imza atan otomotiv firmalarının zirvesinde Ford Otomotiv yer aldı. Otomotivde en çok ihracat gerçekleştiren firmalar sıralamasında ikinci Toyota Otomotiv, üçüncü ise Tofaş oldu.

 

OİB verilerine göre 2019 yılına da iyi bir başlangıç yapan otomotiv sektörünün ocak ayı ihracatı yüzde 1,9 artışla 2 milyar 330 milyon dolar oldu. Endüstrinin Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 17,7 olarak gerçekleşti.

 

Türkiye ihracatının 13 yıldır üst üste lider sektörü olan otomotiv endüstrisinde 2018 senesinin şampiyon firmaları belli oldu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine dayanarak yapılan açıklamaya göre, geçen yıl toplam 31,6 milyar dolar ihracata imza atan otomotiv firmalarının zirvesinde Ford Otomotiv yer aldı. Otomotivde en çok ihracat gerçekleştiren firmalar sıralamasında ikinci Toyota Otomotiv, üçüncü ise Tofaş oldu. İlk üç şirketi sırasıyla Kibar Dış Ticaret, Oyak Renault, TGS Dış Ticaret, Mercedes-Benz Türk, Bosch Sanayi ve Ticaret, Man Truck & Bus ve Tırsan Treyler Sanayi ve Ticaret takip etti.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik “Türk otomotiv endüstrisinin ihracat başarısında emeği olan tüm şirketleri kutluyoruz. Bu yıl da ihracatımızı kalıcı olarak artırma yolunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.

OİB verilerine göre otomotiv endüstrisinin ocak ayı ihracatı da yüzde 1,9 artışla 2 milyar 330 milyon dolar oldu. Endüstrinin Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 17,7 olarak gerçekleşti. Bu seneye iyi bir başlangıç yapan otomotiv endüstrisi, geçen yılki yüksek ihracat ortalamasını devam ettirdi. Bu yılın ilk ayında binek otomobillerde ihracat düşüşü yaşanırken, diğer ana sanayi ürün gruplarında çift haneli ihracat artışı yaşandı.

 

Otomotiv yan sanayinden 872 milyon dolar ihracat

Ürün grupları bazında bakıldığında, otomotiv yan sanayi ihracatı ocakta yüzde 3 azalarak 872 milyon dolar olurken, binek otomobil ihracatı yüzde 15 azalarak 813 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 43 artarak 381 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı da yüzde 47 artışla 169 milyon dolar oldu.

Otomotiv yan sanayinde en büyük pazar olan Almanya’ya ihracat yüzde 5 azaldı. Önemli pazarlardan Birleşik Krallık’a yüzde 24, Birleşik Devletler’e yüzde 28 ihracat artışı oldu. Binek otomobillerde en önemli pazarlar olan Fransa’ya yüzde 26, İtalya’ya yüzde 16, Polonya’ya yüzde 5 ihracat düşüşü görülürken, yine önemli pazarlarımızdan Birleşik Krallık’a yüzde 45, Almanya’ya yüzde 4, İspanya’ya yüzde 9, Slovenya’ya yüzde 116  artış yaşandı.

Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık’a yüzde 44, Slovenya’ya yüzde 110, Hollanda’ya yüzde 163, Fransa’ya yüzde 72, Belçika’ya yüzde 81 ihracat artışı yaşanırken,  İtalya’ya yüzde 13,  İspanya’ya yüzde 14,  Birleşik Devletlere’e yüzde 46 düşüş görüldü.

Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda en fazla ihracat yapılan ülke olan Romanya’ya yüzde 3372, İtalya’ya yüzde 7, Fransa’ya yüzde 317 artış görülürken, önemli pazarlardan Almanya’ya yüzde 16, Birleşik Krallık’a yüzde 39 düşüş oldu.

 

Almanya ve Birleşik Krallık’a ihracat arttı

Ülke bazında bakıldığında, ocakta Almanya’ya ihracat yüzde 0,1 artışla 348 milyon dolar olurken, Birleşik Krallık’a yüzde 34 artışla 258 milyon dolar, Fransa’ya ise yüzde 5 azalarak 225 milyon dolar oldu. Ocakta yine önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 7, Polonya’ya yüzde 21, Slovenya’ya yüzde 78, Romanya’ya yüzde 17, Hollanda’ya yüzde 49 ihracat artışı görülürken, Fransa’ya yüzde 5, İtalya’ya yüzde 10 düşüş yaşandı.

Birleşik Krallık’a yönelik yüksek oranlı ihracat artışında, bu ülkeye yönelik binek otomobilleri ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar gruplarındaki  ihracatın yüzde 45 ve yüzde 44 oranındaki artışlar, yan sanayi ihracatının da yüzde 31 artışı etkili oldu.

 

AB ülkelerine artış yüzde 9 oldu

Ülke grubu bazında ocak ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 80 pay ve 1 milyar 865 milyon dolar ihracat ile ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine ihracat yüzde 9 arttı. Bu yılın ilk ayında Diğer Avrupa ülke grubuna ihracat yüzde 17 artış gösterirken, Afrika ülkelerine yüzde 6 ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 8 artış yaşandı.