Blog Sayfa 2

Tekstilde gündem: “Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim”

0
UTİB tekstil sektörünü geleceğe hazırlıyor

Tekstilde gündem: “Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim”

UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin: “Sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim tekstil sektöründe yüksek katma değerli ihracatın önünü açacak. Küresel ekonomide ve dünya siyasi konjonktüründeki zorluklara rağmen bizler yine problemlerin arasındaki fırsatları yakalamak için başarılı çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz.”

Türkiye’nin genel sekreterlik bazında en fazla ihracata imza atan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı birlikleri (UİB) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ‘Tekstilde Sürdürülebilirlik’ konusunu masaya yatırdı. UTİB’in sürdürülebilirlik çalışmalarının da ele alındığı seminerde konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim süreçlerinin daha çevre dostu ve küresel normlara uygun olması gerektiğini belirterek, “Dış ticaret gelirlerimizi ancak bu şekilde artırabiliriz” dedi.

Günümüzün en revaçta konularından biri olan ‘Sürdürülebilirlik’, tekstil sektörünün de önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Çevresel ve sosyal duyarlılığın her geçen gün arttığı güncel koşullarda özellikle tekstil markalarının da hassasiyetle üzerinde durduğu konuların başında gelen ‘Sürdürülebilirlik’, UTİB’in düzenlediği seminerle ihracatçı firma temsilcilerine aktarıldı.

Sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim…

UİB Konferans Salonunda gerçekleşen seminerde konuşan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Hepimizin bildiği üzere bir suredir ön plana çıkan bir yaklaşım ve anlayış var: ‘Sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim.’ Her geçen gün daha da bilinçlenen tüketiciler ve ülkeler bu yönde üretimi destekliyor, sürdürülebilirliği destekleyen nitelikte ürünleri tercih ediyorlar” şeklinde konuştu.

Ekolojik üretime odaklanmalıyız…

Azalan doğal kaynaklar ve artan dünya nüfusu nedeniyle kaynakların etkin kullanımının bütün sanayi kollarında uygulanması gereken bir politika haline geldiğini kaydeden Engin, “Teknolojik, ekolojik ve sosyal değişimler, ihtiyaç normlarında da değişim meydana getirdi ve endüstrilerin sürdürülebilir ve çevreci stratejilere yönelmesi gerekliliği ortaya çıktı. Biz de Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği olarak, Ev Tekstili ve Giyimlik Kumaşlar sektörümüzün, ekolojik üretime odaklanmasını istiyoruz. Çünkü üretim süreçlerimizin daha çevre dostu ve küresel normlara uygun olması ile dış ticaret gelirlerimizi artırmamız mümkün” ifadelerini kullandı.

UTİB olarak değişimi yakalamak ve bu sürecin içindeki liderlerden biri olmak istediklerini dile getiren Pınar Taşdelen Engin, “Küresel ekonomide ve dünya siyasi konjonktüründeki zorluklara rağmen bizler yine problemlerin arasındaki fırsatları yakalamak için başarılı çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz” dedi.

Seminerde; BUTEKOM temsilcisi Ali Rüzgar, ‘Sürdürülebilirliğin değerlendirilmesi ve tekstilde örnek uygulamalar’ başlığıyla bir sunum gerçekleştirirken, UİB Proje Uygulama Şube Müdürü Sevcan Özkök ise UTİB’in Ekolojik Giyimlik Kumaş ve Ekolojik Ev Tekstili Ur-Ge Projeleri hakkında katılımcılara bilgi vererek, sektöre sunacağı katkılardan bahsetti.  

Oeti Firması Ülke Müdürü Mehmet Arıoğlu ve USB İzmir Firmasından Özlem Özkan’ın da ‘Sürdürülebilir standartlarda kalite’ konusuyla ilgili bir sunum yaptığı seminerde YBONE Tekstil Danışmanlık Firmasından Banu Yenici, global sürdürülebilirlik uygulamalarıyla ilgili bilgiler verdi.

Dünyaya etki ediyoruz…

“Artık yalnızca bir ürün üretmiyor, o ürünün yorumlanmasıyla dünyaya etki ediyoruz” diyen Banu Yenici, “Özellikle tekstilde sürdürülebilirlik konusunda değişim kaçınılmaz görünüyor. Hal böyleyken bu değişimin öncüsü mü olacağız, yoksa takipçisi mi? Bunu iyi belirlemek gerekiyor” diye konuştu.

Farklılıkları doğru sunmak…

Günümüzde yapılan her üretimin önemli olduğunun altını da çizen Yenici, “Tekstilde sürdürülebilir üretimi yakalayan Marks & Spencer, Adidas, Nike, H&M, IKEA gibi markalar, ürünlerini yeniden dizayn ederek farklılıklarını bulundukları pazarlara doğru sunuyor. Böylelikle de özellikle Y jenerasyonu tarafından tercih ediliyorlar” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bahçıvan: “İSO KOZA ile girişimciler geleceğin sanayicilerine dönüşecek”

0

İSO, KOZA programı ile girişimcilik ekosistemine en güçlü desteği veriyor:  

Bahçıvan: “İSO KOZA ile girişimciler geleceğin sanayicilerine dönüşecek”

           

İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle başlattığı İSO Koza Girişim Programı ile geleceğin sanayicilerini yetiştirmeye en büyük desteği veriyor. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, girişimcilik ekosisteminin yerli üretime büyük katkı sağlayacağına dikkat çekerek “İSO KOZA Girişim Hızlandırma Programı ile vereceğimiz eğitim ve mentörlüklerle girişimciler geleceğin sanayicilerine dönüşecek” dedi.

 

Bahçıvan: “Sanayicilerimiz Türkiye için aş ve iş üretme derdinde. Girişimciliğin geçmişte maruz kaldığı ihmali de dikkate alarak, artık bu konuda kaybedecek vaktimiz yok. Girişimciler ihtiyaç duydukları networking imkanlarına kavuşacak, sanayicilerimizin de ihtiyaç duyacağı Ar-Ge çalışmalarında kritik işbirlikleri oluşturulacak.”

 

İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle başlattığı İSO Koza Girişim Programı ile geleceğin sanayicilerini yetiştirmeye en büyük desteği veriyor. İSO, bir taraftan girişimcilik ekosistemini hızlandırdığı diğer taraftan girişimcilere eğitim, mentörlük ve danışmanlıklarla sanayi iş birliği imkanı sunduğu programı tanıtan bir toplantı ve panel düzenledi.

Nesnelerin İnterneti, Sağlık Teknolojileri, Savunma Sanayi ve Enerji adı altında dört başlıktan oluşan İSO Koza Girişim Hızlandırma Programı’nın lansmanı ve Sanayide Girişimcilik Paneline İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ev sahipliği yaparken, toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Fatih Kacır ile çok sayıda sanayici ve girişimci de katıldı.

Açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO olarak ısrarla “katma değeri yüksek ve üretim odaklı” bir girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesini vurguladıklarına dikkat çekti. Erdal Bahçıvan “Bu girişimcilik ekosisteminin bu ülkenin genç girişimcileri ile yerli üretime büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu anlayış eşliğinde İSO olarak yeni dönemde oluşturduğumuz KOZA Girişim Hızlandırma Programı çerçevesinde girişimcilerimize vereceğimiz eğitim ve mentörlüklerle, onları geleceğin sanayicileri haline getirmeyi hedefliyoruz. Programa katılan girişimciler, İSO’nun sanayici üyeleriyle buluşma fırsatı yakalayacak ve girişimcilerin ihtiyaç duydukları networking imkanları da bu program ile sağlanmış olacak. Aynı zamanda sanayinin ihtiyaç duyacağı Ar-Ge çalışmalarının adeta bir açık inovasyon mantığında, girişimcilerimiz ile karşılanması yönünde de kritik işbirlikleri oluşturacağımızı düşünüyoruz” dedi.

Sanayinin geleceği açısından çok önemli olan girişim yatırımlarının dalgalı bir seyir izlese de Türkiye’de hem sayılarının hem de niteliklerinın giderek arttığına işaret eden Bahçıvan “Türkiye’de 2017 yılında 171 girişim toplamda 110,5 milyon dolar yatırım almış buna karşılık 2018 yılında 100 girişim yüzde 46’lık bir düşüş ile 59,2 milyon dolar yatırım almış. Bu yıl, 2017 dönemini de geçecek bir girişim yatırımının olmasını temenni ediyoruz. Özellikle TÜBİTAK ve KOSGEB’in verdiği desteklerin her geçen gün hacimlerinin artıyor olması da Türkiye Cumhuriyeti’nin bu ekosisteme ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Ayrıca ekosistemde sevindiren haberlerin birisi de yatırımlarda yatırım ağları dışında kurumların da katkısının bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaşmış olması” dedi.

 

Girişimcilikte kaybedilecek vakit yok

Sanayicilerin Türkiye için aş ve iş üretme derdinde olduğunu vurgulayan Bahçıvan “Biz sanayiciler, gerçekten zorlu koşullar altında toplumumuzun refahını artırmanın ve ekonomimizi geliştirmenin mücadelesini veriyoruz. Girişimciliğin geçmişte maruz kaldığı ihmali de dikkate alarak, artık bu konuda kaybedecek vaktimizin olmadığına inanıyorum. Yenilikçi ve yaratıcı olmak, esneklik, risk alabilmek, önceden görebilmek gibi girişimcilik özellikleri; küresel ölçekteki günümüz iş yaşamında başarıyı getiren en önemli faktörlerdir. Böylesi bir bilinç ve anlayışın ne yazık ki bu topraklarda çok köklü olmadığını itiraf etmek gerekiyor. Ancak daha çok çalışarak ve küreselleşmeyi anlayarak önümüzdeki engelleri aşacağımızı, en büyük gücümüz olan genç nüfusumuzu da yaşlanmasını beklemeden ivedilikle kullanarak bu alanda var gücümüzle çabalamamız gerekiyor. Girişimcilik ekosisteminin olmazsa olmazı olan, yenilikçi ve inovatif

fikirlere ulaşmak, yetenekleri keşfetmek, sermayeye ulaşmak, müşteri ile iletişim kurabilmek ancak paydaşların ve aktörlerin eş güdümü ile mümkün olmaktadır. KOZA Girişim Hızlandırma Programı’nın da bu koordinasyonu en iyi şekilde hizmete dönüştürüp girişimcilere sunmaya çalışacağına yürekten inanıyorum.”

Türkiye, erken aşamada en büyük desteği sunan ülke

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Fatih Kacır, kamu olarak girişim ekosistemine önemli destekleri olduklarına dikkat çekerek “Yerli ve milli üretim milli teknoloji açısından yeni girişimleri çok önemsiyoruz. Türkiye, erken aşamada yüzde 95’lere varan kamu desteği sunan tek ülke. TÜBİTAK ve KOSGEB, erken aşamada girişimcilerin en önemli destekçileri arasında. 80’in üzerinde teknoparkımız var. 5.000’den fazla teknopark şirketimiz var. Çok büyük bir altyapıyı oluşturduk. Artık bu desteklere diğer oyuncuların, kurumsal şirketlerin daha fazla katkı sağlamasını bekliyoruz. İSO’nun kurumsal olarak başlattığı bu inisiyatif, pek çok iş insanının girişim ekosistemine daha fazla dikkat vermesine ön ayak olacak. İstanbul’u küresel girişim ekosisteminin merkezi yapmaya kararlıyız. Bu toplantının bu hedefe güçlü bir ivme katacağına inanıyorum” dedi.

 

Üniversiteler, sanayiye kaliteli insan kaynağı desteği vermeli

Panelde konuşan İstanbul Genç Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Kemal Karabel, sanayicilerin işlerini tutkuyla yaptığına, üniversitelerden de çok kaliteli insan kaynağına erişim beklediklerine dikkat çekti. Atık halılardan otomotiv gibi sektörlere plastik hammadde üreten Hagelson’un Kurucu Ortağı Soner Alayurt “İSO Koza gibi programların desteği ile üretim tesimizi kurduk ve ülkemizde 240 bin ton atığın geri dönüşümüne olanak sağlıyoruz” derken, Arz Portföy Yönetici Ortağı Murat Onuk da “Girişimciliğe tutku yetmiyor çünkü yüksek sermaye akışı yok. Türkiye’de girişimci olmak istediğinizde sizden 50 farklı doküman istiyorlar, ABD’de ise hiçbir şey istenmiyor. Ülkemiz gelişen bir pazar. İyiye gidiyoruz ama Ar-Ge laborutuvarları kurmaktan iş yapma kolaylığını sağlamaya kadar her alanda organize bir efor lazım” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

CNR Avrasya Boat Show’u yerli ve yabancı toplam 73 bin 376 kişi ziyaret etti

0

CNR Avrasya Boat Show’u yerli ve yabancı toplam 73 bin 376 kişi ziyaret etti

CNR Avrasya Boat Show, yine rekor kırdı

Deniz tutkunları, hız ve konforu bir arada sunan tekne ve yatlardan yelkenlilere, jet skilerden çeşitli deniz malzemelerine kadar aradıkları her şeyi CNR Avrasya Boat Show Fuarı’nda buldu. Fuarı 2 bin 275 yabancı olmak üzere toplam 73 bin 376 kişi ziyaret etti.

2016’da yılın sporcusu olan ve 2018’de Amerika’dan Türkiye’ye Dünya Şampiyonluğu getiren Cumhur Gökova ile Türkiye’nin önemli belgeselcilerinden Savaş Karakaş da fuar kapsamında düzenlenen seminerlerde deniz tutkunlarıyla bir araya geldi.

Deniz severlerin tüm arayışlarına yanıt veren CNR Avrasya Boat Show, yoğun ilgi ile karşılandı. CNR Holding kuruluşu Pozitif Fuarcılık organizasyonunda Deniz Endüstrisini ve Denizciliği Geliştirme Derneği (DENTUR) iş birliğinde gerçekleştirilen CNR Avrasya Boat Show’da her bütçeye uygun teknelerin yanında botlar, jet skiler, yelkenliler ve çeşitli deniz malzemeleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuarı, Fransa, İngiltere, Yunanistan, İspanya, İtalya, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu, Almanya, Tunus, Bulgaristan, Yunanistan, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu 87 ülkeden 2 bin 275 yabancı olmak üzere 73 bin 376 kişi ziyaret etti.

Deniz tutkunları birbirinden renkli ve ilgi çekici etkinliklerde bir araya geldi

Fuarda birbirinden renkli etkinliklere de ev sahipliği yapıldı. CNR Avrasya Boat Show, denize gönül verenleri Deniz Söyleşilerinde buluşturdu. Cemiyet dünyasının önemli simalarından Ayşegül Dinçkök, CNR Avrasya Boat Show kapsamında düzenlenen “Kadın Sualtı Fotoğrafçıları ile Denizlerin Gizemleri” konulu panelde sualtı fotoğrafına merakı olan sanat severler ve deniz tutkunları ile buluştu.

2016’da yılın sporcusu olan ve 2018’de Amerika’dan Türkiye’ye Dünya Şampiyonluğu getiren Cumhur Gökova, denize gönül verenlerle CNR Avrasya Boat Show’da buluştu. Türkiye’nin önemli belgeselcilerinden Savaş Karakaş da deniz keşiflerini CNR Avrasya Boat Show’da paylaştı. Gelibolu’nun Hayaletleri, Son Savaşçı: Midilli, Son Süngerci, Mantalarla Dans gibi Türkiye’nin deniz kültürünün yansıtıldığı Savaş Karakaş belgeselleri fuardaki sinema alanında ilgiyle takip edildi.

 

 

 

 

 

 

BTSO Başkanı Burkay: “Hızlı refleks verme kabiliyetiyle dengelenme süreci başladı”

0
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: 

“Hızlı refleks verme kabiliyetiyle dengelenme süreci başladı”

 

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜİK tarafından açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin, “Yılın son çeyreğinden itibaren finansal piyasalarda ortaya çıkan dalgalanma, reel sektörümüzde de önemli bir durgunluğa yol açtı. Enflasyon, faizler ve döviz kurlarındaki artışlar, hane halklarının satın alma gücünü erozyona uğratırken, şirketlerimizin mali yapılarında da önemli bozulmalar oluşturdu. Ancak ekonomi yönetimimizin iş dünyamız ile istişare içinde gerçekleştirdiği güçlü koordinasyon ve hızlı refleks verme kabiliyetiyle ekonomimizdeki dalgalanma yerini dengelenme sürecine bıraktı” dedi.

 

Ekonomide en kötü dönemin geride kaldığına inandıklarını vurgulayan Başkan Burkay, “Özellikle iş dünyamızın beklentileri doğrultusunda sunulan tarihi destekler ve teşvik programlarıyla birlikte ekonomimizin yılın ikinci yarısından itibaren yeni bir büyüme ivmesi yakalayacaktır. Bursa iş dünyası olarak ülkemizin hedefleri doğrultusunda, seferberlik ruhuyla üretim, ihracat ve istihdama dönük çalışmalarımız sürecek” diye konuştu.

 

Bahçıvan: “Türkiye ekonomisi zorlukları aşma direnç ve mücadelesine sahiptir

0

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:

“Türkiye ekonomisi zorlukları aşma

direnç ve mücadelesine sahiptir”

 

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin 2018 yılı büyüme rakamlarına ilişkin olarak şu değerlendirmede bulundu:

“Gerek geçen yılın ikinci yarısından itibaren İstanbul Sanayi Odası PMI göstergeleri gerekse sanayi büyüme oranları 2018’in son çeyrek büyümesinde olumsuz bir tablo ile karşılaşacağımızı bize gösteriyordu. Bugün bunların gerçekleştiğini görüyoruz.

Şimdi artık geriye doğru değil, önümüze bakma zamanı. Açıklanan bu veriler ve içinde bulunduğumuz süreç, negatif büyümeden en çok etkilenen imalat sanayimize yönelik başta finansman olmak üzere rahatlatıcı tedbirlerin nitelikli, sürekli ve kalıcı boyutta olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu noktadan sonra ekonomik büyümedeki yavaşlamanın uzun sürmemesi hepimiz açısından önem taşımaktadır. Şunu unutmamalıyız ki Türkiye ekonomisi zorlukları aşma gücüne, direncine ve mücadele azmine sahiptir.

Geçmişten alacağımız derslerle, 31 Mart seçimlerinden sonra uzun sürecek seçimsiz bir dönemin vereceği fırsatı iyi değerlendirerek ekonomi odaklı bir gündemle 2019 yılının yılın ikinci yarısında tekrar pozitif bir büyüme dönemine gireceğimize olan inancımı ifade etmek istiyorum.

Son dönemlerde söylediğimiz gibi finansal piyasalarda sağlanan dengelenmenin ardından şimdi sıra reel sektörde dengelenmeyi sağlamaya gelmiştir. Bu konuda son zamanlarda atılan çok önemli adımlar da var. Son istihdam teşvikleri ve hükümetten gelen yeni yapısal reform haberleri ile birlikte yeniden sanayi odaklı güçlü, katma değeri yüksek ürünlere dayalı, kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme sürecine gireceğini düşünüyorum.”